Yaşamanın ölmekten zor olduğu zamanlar bunlar. Yaşatmak pahalı, öldürmek bedava…

O kadar eski ki acılarımız O kadar derinlerde ki Kime sarılsak hep yalnızız

Bu iştahlı sabahlarda, kuma gömülmüş başını, bakışlarıyla dünyaya dokundurmak zorunda olan deve kuşu gibi, yüzleşiyorum yalnızlığımla. Masamda bir lokma şefkat dahi yok. Farkında olmadan, mucidi olmuşum emsalsiz bir aşkın… Ruhumdaki açlığa çare olsun diye çiğ çiğ yiyorum öfkemi. Ezilen halkların çaresizliğini anlatırlarken sağda solda, soluksuzluğum içimde kocaman bir devrim, tek kişilik; Ahkâmlarım, adınla birleşik yazılan yalnız birer cümle, Ve bütün kelimelerimin kökü, sensin.